Error reading XSLT file: \xslt\[UmBox]ListMedia.xslt

Bookmark and Share

Internet Nasil Çalisir

 
Internet, iletislim ve bilgi kaynagi olarak hayatimizda önemli bir yere sahip. Peki bu dev iletislim aginin altyapisinin nasil isledigini hiç merak ettiniz mi?

Internetle ilgili söylenecek en önemli sey, internetin sahibinin olmamasi. internet, büyük ya da küçük hiç fark etmez, aglarin küresel boyutlarda toplamidir aslinda. Bu aglar, tek basina bir varlik olan interneti olusturmak amaciyla, farkli biçimlerde birbirlerine baglanirlar. Aslinda, internet ismi de zaten bu birbirlerine baglanmis aglardan geliyor: Internet kelimesini Türkçe'ye çevirmeye çalisirsak, "inter, yani arasinda" ve "net, yani ag", kelimelerinin birleserek "aglar arasinda" anlamina gelecek bir kelimeden olustugunu görüyoruz. Internet, baslangiç tarihi olan 1969'tan itibaren, 4 adet ev sahibi bilgisayardan milyonlarcasina ulasmayi sürdürerek, gelisimine devam ediyor. Internetin herhangi bir sahibinin olmamasi, internetin gelistirilemeyecegi, düzenlenemeyecegi ve sürekliliginin saglanamayacagi anlamina gelmiyor. "Internet Toplulugu" adi verilen ve kar amaci gütmeyen bir grup, kurulus tarihi olan 1992'den beri, internet iletisimi ve kullanimiyla ilgili politika ve protokolleri olusturup, bir standart haline getirmeye çalisiyor. Internetin temelinde uzanan yapiyi inceleyerek, alan adi sunuculari (domain name servers), aga erisim noktalari ve internetin fiziksel altyapisi hakkinda gerekli bilgileri veriyoruz. Fakat sizler öncelikle, kendi bilgisayarinizin diger bilgisayarlara nasil baglandigini ögreneceksiniz.

Ag sebekelerinin hiyerarsisi Bir bilgisayar internete bir agin bir parçasi olarak baglanir; bu bilgisayar, bizzat sizin evinizdeki bilgisayar da olabilir. Örnegin, bir modeminiz var ve telefon hatlari üzerinden bir internet servis saglayiciya (kisaca ISS) baglaniyorsunuz... Pratikte, artik bir LAN'in (Local Area Network) yani bir yerel agin parçasisiniz, fakat halen firmanizin sözlesmeli oldugu bir internet servis saglayicisi araciligiyla internete baglisiniz. Internet servis saglayiciniza baglandiginizda, bilgisayariniz servis saglayicinizin bagli oldugu agin bir parçasi olmustur. Ardindan internet servis saglayiciniz daha büyük bir aga baglanir ve artik o büyük agin bir parçasi olur. Dolayisiyla, en basit tanimiyla, internet "aglarin agi"dir. Yukaridaki haritada da belirtildigi gibi, büyük iletisim sirketlerinin çogu, çesitli bölgelere baglanan, kendileri için belirlenmis, ayrilmis fiziksel altyapiya (Backbone) sahiptir. Sirketin her bölgede bir POP'u (Point of Presence) vardir. POP, yerel kullanicilarin sirketin agina erisme noktasidir... Bu çogunlukla, bir telefon numarasi ya da sirketin agi için atanmis özel bir hat araciligiyla saglanir. Burada sasirtici olan, bütünüyle kontrol altinda olan bir agin söz konusu olmamasi. Bunun yerine, NAP/Network Access Point'ler (Ag Erisim Noktalari) üzerinden birbirlerine baglanan çesitli üst seviye aglar bulunur. Bir örnek vermek gerekirse; A firmasinin büyük bir internet servis saglayicisi oldugunu farz edelim. Firmanin, her bir büyük sehirde bir POP'u var. POP, servis saglayicinin müsterilerinin baglandigi modemlerle dolu bir çatidir aslinda. A firmasi, POP'lari birbirine baglamak için telefon sirketinden fiber optik hat kiralar, (örnegin bir önceki sayfadaki harita, büyük bir servis saglayici firma olan UUNET'in haritasidir.) Örnegimize devam edelim: B firmasinin ise kurumsal bir servis saglayici oldugunu farz edelim. B firmasinin belli basli önemli sehirlerde büyük binalar insa ettigini ve müsterilerin kendi internet sunucularini (Server) bu büyük binalara yerlestirdiklerini düsünelim. Böylesine büyük bir sirket olan B, kendi fiber optik hatlarini kendi binalarinin arasina döseyerek bütün binalari birbirlerine baglasin.

Bu düzenlemede A firmasinin müsterileri kendi aralarinda, B firmasinin müsterileri de kendi aralarinda iletisim kurabiliyorlar, fakat A ve B firmalarinin müsterilerinin birbirleriyle iletisim kurmalari mümkün degil. Bu sorunun çözümü için A ve B firmasi, sirketlerin çesitli sehirlerdeki subelerinin NAP ile birbirlerine baglanmasi ve iki firmanin aglari arasindaki trafigin NAP araciligiyla akmasi konusunda anlasirlar.

Gerçek internet, çesitli sehirlerdeki NAP'lerin birbirlerine baglanmalarini ve trilyonlarca byte içeren verilerin kisisel aglardan akisini saglar. Internet, NAP'ler vasitasiyla birbirleriyle iliski kurmak konusunda anlasmis devasa aglarin bir toplamidir.
Bu yolla, internetteki her bir bilgisayar, internet agindaki diger tüm bilgisayarlara da baglidir. Bölümlerin bir araya getirilisi NAP'ler üzerinde yer alan bütün ag sebekeleri, Backbone'lar ve yönlendiriciler (router) birbirleriyle baglanti içerisindedir. Bu süreçte en inanilmaz olansa, bir bilgisayardan gönderilen bir mesajin, dünya çapinda yayilmis olan bu aglardan geçerek, mesajin gönderildigi bilgisayara bir saniyeden daha kisa bir zaman içinde ulasmasidir.

Bir bilgisayardan digerine aktarilacak olan bilginin hangi yoldan hedefe ulastirilacagini yönlendiriciler (router) belirler. Yönlendiriciler, hedefe uzanan binlerce farkli yol üzerinde diger internet kullanicilari arasindan, sizin mesajinizi gitmesi gereken bilgisayara ulastiracak özel islevlerle donanmis bilgisayarlardir. Bir yönlendiricinin iki tane farkli ama birbiriyle ilintili isi vardir:

? Bir bilginin gitmemesi gereken yere gitmemesini garanti etmek. Bu çok önemlidir, çünkü büyük yogunlugundaki verilerin alakasiz insanlara gidisi, gereksiz yere trafigi mesgul eder ve bu insanlarin baglanti hizlarini olumsuz yönde etkiler.

? Mesajin istenen istikamette gittiginden emin olmak... Bu iki görevi yerine getirmek için, bir yönlendirici iki ayri bilgisayar agiyla iliski kurar. Iki ag sebekesine baglanarak, bilgiyi birinden digerine geçirir. Ayrica, bilginin gereksiz yere bir agin üzerinden digerine akis trafigini engelleyerek, aglari birbirlerine karsi muhafaza eder. Yönlendiricinin temel çalisma mantigi ve islevi, bu birbirine bagli çok sayidaki aga aldirmadan hep ayni kalir. Internet, binlerce küçük agdan olusan genis bir ag oldugu için, kesinlikle yönlendirici kullanilmasi gerekir...

1987 yilinda, Amerikali bir kurulus olan NSF/National Science Foundation (Ulusal Bilim Vakfi), yüksek hizda bir internet fiziksel altyapisi yaratti. T1 hattiyla 170 tane küçük agin birbirine baglandigi ve saniyede 1.544 Mbps'lik islem yapabilen bu aga NSFNET dendi. Bir yil sonra, IBM, MCI ve Merit, NSF'le ortaklasa bir internet fiziksel altyapisi olusturarak T3'ün (45 Mbps) altyapisini gelistirdiler. Internetin altyapisi tipik olarak bir fiber optik telefon hatti gibidir. Telefon hatti, iletisim kapasitesinin yükseltilmesi için birlestirilmis çesitli fiber optik kablolardan olusur. Fiber optik kablolarin optik tasiyiciligi OC olarak gösterilir, örnegin OC-3, OC-12 ya da OC-48 olarak... Bir OC-3 hatti 155 Mbps'lik tasima kapasitesine sahipken, OC-48'in tasima kapasitesi ise 2.488 Mbps'dir (2,488 Gbps). Bunu standart bir 56K modemin 56,000 bps tasima kapasitesiyle karsilastirin, günümüz altyapilarinin nasil çok daha fazla hiza imkan verdigini göreceksiniz...

Günümüzde kendi yüksek kapasiteli altyapi sina sahip birçok firma var, ve bunlar dünya çapinda yayilmis olan çesitli NAP'ler ile birbirlerine bagli. Bu yolla, internetteki herkes, nerede oldugu ya da hangi sirketi kullandigi hiç önemli degil, gezegenimizdeki herkesle iletisim kurabilir. Özgürce iletisim kurabilmek için sirketler arasinda yapilan bu yaygin anlasma, internetin bütününün nasil devasa bir sey oldugunu gösteriyor.

Internet protokolü internet üzerindeki her bir makine, IP adresi denen kendi özel kimlik numarasina sahiptir. Internet Protocol'ün (internet Protokolü) kisaltmasi olan IP, internet üzerinde iletisim kurabilmek için bilgisayarlarin kullandigi dildir. Bir protokol, bir servisi kullanmak isteyen biri için o servisle konusabilmesini saglayan önceden tanimlanmis bir yoldur. Buradaki "biri" bir kisi de olabilir, fakat çogunlukla web browser gibi bir bilgisayar programidir.

Tipik bir IP adresi söyledir:
216.27.61.137

Insanlarin hatirlamasini kolaylastirmak için, IP adresleri genellikle yukaridaki gibi "noktalarla ayrilmis ondalik sayilarla" gösterilir. Bilgisayarlar için adres farklilasir. Çünkü bilgisayarlar binary (ikilik Düzen) formda iliski kurarlar. Yukaridaki IP adresinin binary formundaki hali su sekildedir:
11011000.00011011.00111101.10001001

Bir IP adresi içindeki dört rakama sekizli denir, çünkü binary formda göründüklerinde her birisinde sayilar 8'li yerlesime sahiptir. Eger tüm bu 8 basamakli sayilari bir araya getirirseniz 32 basamakli bir sayi elde edilir; iste bu nedenle IP adresleri 32 bit sayilar olarak hesaplanirlar. Her bir sekizli sayi iki farkli rakamdan olustugu (1 ve 0) için, elde edilebilecek mümkün olan kombinasyon her bir sekizli için 2 üstü 8 yani 256'dir. Böylece, her bir sekizli 0 ila 255 arasi bir deger alabilir. 4 adet sekizli birlestigindeyse 2 üstü 32 ya da 4,294,967,296 farkli deger elde edilebilir!

Yaklasik 4.3 milyon mümkün olan birlesmenin disinda, tipik bir IP adresi için belli degerler kisitlanir. Örnegin, 0.0.0.0 IP adresi varsayilan bir ag için saklanir ve 255.255.255.255 adresi ise ag üzerindeki ayni anda birçok istemciye yayin yapmak için (broadcast) kullanilir.

Sekizliler, basit bir sekilde rakamlari ayirmaktan baska bir amaca hizmet ederler. Bunlar, özel bir is alanini, hükümetle ilgili bir kurumu ya da ihtiyaç ve büyüklük temelinde ayrilmis isletmeleri sinirlandirmak için kullanilir. Sekizliler iki bölüme ayrilir: Net (ag) ve host (ev sahibi bilgisayar). Ag bölümü genellikle birinci sekizliyi kapsar. Bir bilgisayarin bagli oldugu ag sebekesini tanimlamak için kullanilir. Bazen node da (dügüm) denen ev sahibi bilgisayar ise, ag sebekesi üzerindeki gerçek bir bilgisayari tanimlar. Ev sahibi bilgisayar bölümü ise genellikle son sekizliyi kapsar. 5 adet IP kategorisi ve belli özel adresler vardir.

Internetin yeni gelistigi devrelerinde, çok az sayida bilgisayar, modemler ve telefon hatlariyla birbirlerine bagliydilar. Sadece, baglanmak istediginiz bilgisayarin temin edilmis IP adresiyle baglanti kurabilirdiniz. Örnegin tipik bir IP adresi 216.27.22.162 gibiydi. Bu durum çok az sayida ev sahibi bilgisayarin oldugu bir yapida anlamliydi, fakat her geçen gün artan sayidaki sistemin online olmasi durumunda kontrol edilemeyecek düzeyde hantallasiyordu.

Bu problemin giderilmesi için gelistirilen ilk çözüm, IP adresleri için haritalandirilmis isimlerin Network Information Center (Ag Sebekeleri Bilgi Servisi) tarafindan muhafaza edilen basit bir metin dosyasinda saklanmasiydi. Kisa bir süre sonra, bu metin dosyasi üstesinden gelinemeyecek, ugrasilamayacak kadar çok büyüdü. 1983'te, Wisconsin Üniversitesi, IP adreslerinin isimlerinin metinlerini otomatik olarak adresleyen DNS/Domain Name System'i (Alan Adi Sistemi) yaratti: Bu yolla, örnegin Bizim IP adresi
yerine sadece www.bukalemun.gen.tr'yi hatirlamaniz yeterli oluyor.

Bir adda neler var? Web'i kullandiginizda ya da bir e-posta gönderdiginizde, bu isleri yapabilmek için bir domain name (alan adi) kullanirsiniz. Örnegin, URL'si (Uniform Resource Locato/Sabit Kaynak Bulucu) bukalemun.gen.tr alan adini içerir. Böylece e-posta adresi de örnegin destek@bukalemun.gen.tr olur.

Insanlarin okuyabildigi alan adini makinenin okuyabilecegi IP adresine çevirmek için DNS sunucusu kullanilir. Üst düzey alan adi, ayni zamanda birinci düzey alan adi da denir, .COM, .ORG, .NET, .EDU ve .GOV gibi uzantilardan olusur. Her bir üst düzey alan adinin içinde, ikinci düzeydeki alanlari içeren devasa bir liste vardir. Örnegin birinci düzey alani olan .COM içersinde;
?Google
?Yahoo
?Microsoft bulunur.

.COM üst düzey alanindaki her bir isim tek olmalidir. WWW gibi en soldaki kelime, hostname'dir (ev sahibi bilgisayarin ismi). Bir alandaki, özel bir IP adresine sahip özel bir makinenin ismini belirtir. Verili bir alan, potansiyel olarak, bu alan içinde hepsi de tek olmak üzere milyonlarca host name'i kapsayabilir. DNS sunucusu, programlardan ve diger ad sunucularindan alan adlarinin IP adreslerine dönüsmesi taleplerini kabul eder. Bir talep geldigi zaman, DNS sunucusu asagida siralanan 4 islemden birini gerçeklestirir:
1. Talebi bir IP adresiyle cevaplar, çünkü talep edilmis alan adi için IP adresini zaten biliyordur.
2. Diger DNS sunucusuyla iliski kurabilir ve talep edilen ad için IP adresini bulmaya çalisir. Bunu birkaç defa yapmak zorunda kalabilir.
3. "Talep ettiginiz alan adi için IP adresini bilmiyorum, fakat burada benden daha fazla bilgiye sahip olan bir DNS sunucusu IP adresi var," diyebilir.
4. Bir hata mesajiyla karsilik verebilir, çünkü talep edilen alan adi geçersiz ya da var olmayan bir alan olabilir.

Browser'iniza (tarayiciniza) www.internetimiz.com URL'sini yazdiginizi farz edelim. Browser bir DNS sunucusuyla iliskiye geçip IP adresini alir. Bu DNS sunucusu, root DNS sunucularindan birine baglanarak, bir IP adresi aramaya baslar. Root (kök) sunuculari, .COM, .NET, .ORG gibi üst düzey alan adlarini tutan bütün DNS sunucularinin IP adreslerini bilirler. Sizin DNS sunucunuz www.internetimiz.com için gerekli kökü soracak ve bu kök "Ben www.internetimiz.com'un IP adresini bilmiyorum ama burada .COM DNS sunucusunun bir IP adresi var," diyecektir. Daha sonra, sizin ad sunucunuz, www.internetimiz.com için IP adresini bilip bilmedigini sordugu .COM DNS sunucusuna bir sorgulama gönderir. COM alan adi DNS sunucusu, www.internetimiz.com alan adinin islendigini ad sunucularinin IP adreslerini bilir. Sunucunuz ardindan www.internetimiz.com için DNS sunucusuyla iliski kurar ve www.internetimiz.com'un IP adresini bilip bilmedigini sorar. Eger gerçekten varsa, browser'a geri dönecek olan IP adresi DNS sunucusuna geri döner, ki ardindan www.internetimiz.com web sayfasinin sunucusuyla iliski kurar.

Alan adlarinin çözümlenmesinde çok sayida sunucunun kullanilmasi çözümü kolaylastirir. Her bir seviyede çesitli DNS sunuculari vardir; ki böylece biri düserse talebe cevap verecek bir baska sunucu muhakkak bulunur. Diger çözüm ise (caching) "ön bellege atma"dir. Bir DNS sunucusu bir talebi cevapladiginda, aldigi IP adresini ön bellekte saklar. Ilk önce, bir .COM alan adi için bir root DNS sunucusuna talepte bulunmustur, .COM alan adlarini tutan bir DNS sunucusun IP adresini ögrenmistir, böylece bu bilgi için yeniden root DNS sunucuna basvurmaz. DNS sunuculari her bir talep için bunu yapabilirler ve bu "ön bellege islemi saklama" bulunan adreslerin kaybolmasini engeller.

Tamamen görünmez olmalarina ragmen, DNS sunuculari her gün milyonlarca talebe cevap verirler. Aslinda bu, gece gündüz demeden sorunsuz olarak çalisan "dagitik" veri tabani ag yapisinin mükemmel yönetiminin bir ispatidir.

Web Sunuculari internet sunuculari internet kullaniminin mümkün olmasini saglarlar. Internetteki bütün makineler, ayni zamanda hem sunucu hem de istemcidir. Her bir makine, hizmet sunan bir baska makineye hizmet sunar. Ve bu makineler ayni zamanda bu sunucu ve istemcileri birbirlerine baglarlar. Web sunuculari, e-mail sunuculari, FTP sunuculari ve digerleri, tüm dünyaya yayilmis internet kullanicilari hizmet ederler.

Bir sayfayi okumak için www.bukalemun.gen.tr'ye baglandiginizda, bir istemci makinenin basina oturmus bir kullanicisinizdir. Bukalemun Tasarim'in web sunucusuna baglanmissinizdir. Sunucu makine talep ettiginiz sayfayi bulur ve size gönderir. Özel bir niyetle sunucu makineye gelmis olan istemci, sunucu makine üzerinde çalisan özel bir sunum yazilimina talebini iletir. Örnegin, kendi makinenizde bir web browser çalisiyorsa, bir e-posta sunucusuyla degil, bir sunucu makine üzerindeki web sunucusuyla konusmak isteyecektir. Bir sunucu kolay kolay degismeyecek sabit bir IP adresine sahiptir. Diger taraftan, bir modem araciligiyla iletisim kuran kisisel bilgisayariniz, her seferinde baglanti kurulan internet servis saglayicisinin tayin ettigi IP adresini alir. Bu IP adresi sizin için ISS üzerinde bir oturum açildiginda atanan özel bir adrestir, fakat daha sonra yeni bir baglanti kurdugunuzda bu adres degisir. Bu yol, bir servis saglayicinin her bir müsterisi için ayri ayri degil, destekledigi her bir modem için bir IP adresine ihtiyaç duymasindan dolayi olusmustur.

Herhangi bir sunucu, her biri farkli bir sistem hizmeti için kullanilacak numaralandirilmis portlar üzerinden servis verir. Örnegin, eger bir sunucu makine bir web sunucu ve FTP/File Transfer Protocol'ü (Dosya Transferi Iletisim Kurali) çalistiriyorsa, web sunucu genel olarak 80. port'tadir, FTP sunucusu ise 21. porttadir. Istemci, bir sunucuya özel bir IP adresi ve özel bir port numarasi üzerinden baglanir. Istemci bir sunucuya özel bir porttan baglandigindaysa, özel bir protokol kullanan bir sunucuya girmis olur. Protokoller genellikle, istemci ve sunucunun nasil iletisim kuracaklarini tanimlayan metinlerden olusur. Internetteki her web sunucu HTTP/Hypertext Transfer Protocol'e uyar.

Ag sebekeleri, router'lar, NAP'ler, internet servis saglayicilari, DNS ve güçlü sunucularin tümü birden günümüzde interneti var eden ögelerdir. Sasirtici olansa, bütün bu bilginin dünyanin neresi olursa olsun sadece birkaç milisaniye içersinde gönderilebiliyor olmasi! Günümüzde tüm bu bilesenler çok büyük bir önem tasiyorlar. Bu bilesenler olmasa, internet de olamazdi. Ve internet olmasaydi, hayat birçoklarimiz için bugün çok farkli olacakti!
    
 
Jeff Tyson
Copyright 2000 HowStuffWorks.com

Özdemir Oto Kiralama

Avukat Nilay ERGÜN